YARGIDA FETO TEMİZLİĞİ VE REİS YAPILANMASI !!!  
Yargıda dün iç içe oldukları, hatta siyasi ve kişisel ikballeri ile ortaklaşa hareket ettikleri Feto terör örgütü yandaşı ve destekçisi olan yargı mensuplarını kendine göre temizlemekte olan AKP iktidarı, bağımsız yargının tüm temel taşlarını yok ederek, yargıda REİS ayağı oluşturma mücadelesine girmiştir.
04.05.2017
191
Yazı Boyutu: A- A+

Yargıda dün iç içe oldukları, hatta siyasi ve kişisel ikballeri ile ortaklaşa hareket ettikleri Feto terör örgütü yandaşı ve destekçisi olan yargı mensuplarını kendine göre temizlemekte olan AKP iktidarı, bağımsız yargının tüm temel taşlarını yok ederek, yargıda REİS ayağı oluşturma mücadelesine girmiştir.

 

 

            Adalet Bakanlığı’nın “Avukatlıktan Hakimliğe Geçiş Sınavı’nın mülakat sonuçları belli oldu. Mülakatlar sonucunda arasında İlimizde yaptığı başvuru sonucu toplam 7 avukat mülakatları da geçerek hakim olmaya hak kazanmıştır. Şimdiden her birine ayrı ayrı görevlerinde başarılar diliyor, hayırlı olmasını temenni ediyoruz.

 

             Hakimlik onurunu ve sorumluluğunu taşıyacak bu yeni hakimlerimizin siyasi partilerin resmi kurumsal sitelerinde hala görevli olarak isim ve resimlerinin bulunması, halen kendi kişisel sosyal medya hesaplarında daha düne ait siyasi paylaşım ve propagandaların yer alması,bir çoğunun kurum avukatı olarak siyaset ile iç içe dirsek temasında bulunması,yargının yan bahçesi olan ortak dernek ve hukuk bürolarında ilişkilerinin bulunması ve devam etmesi, siyasi parti temsilcileri ile siyasi yemek ve etkinliklerde ki fotoğraflarını toplumu kutuplaştıracak cümleler ile paylaşılması,bazı mevcut AKP belediye başkanları ile ticari ortak ve temaslarının bulunması adeta yargıda sonun,adalet ve tarafsızlık ilkesinin katlidir.

 

 

Öncelikle; Yargılama sonunda verilen hükmün adil olması ve tarafları tatmin edebilmesi için, hakimler belli niteliklere sahip bulunmalıdır. Bu nitelikler, hakimin bağımsızlığı ile tarafsızlığıdır.. Hakimlerin bağımsızlığı ve tarafsızlığı, birbirlerinden farklı olmalarına karşın, aynı zamanda birbirleriyle iç içe bulunan kavramlardır. Gerçekten, bağımsız olmayan bir hakimlerden tarafsız bir hüküm beklenemez. Ceza muhakemesinde yargılama makamını işgal eden hakimlerin bağımsız olması, onun görevini yaparken hiç bir etki ile baskı altında kalmaması ve hiç bir kişi veya merciden emir almaması, kısacası özgür olması demektir. Hakimlerin tarafsızlığı ise yargılama yaparken yan tutmaması, taraflara karşı objektif olması ve kişiliğinden sıyrılabilmesidir. Hukuk devleti ilkesinin bir gerçeği de tarafsız hakimlerce yargılanmaktır. Dolayısıyla hakimlerden objektif kararlar vermesi toplum tarafından beklenen ve adalet duygusunun da bir gereğidir.

 

Ancak, hakimlerde olması gereken ve toplumun beklediği bağımsızlık ve tarafsızlık, yapılan geçiş sınavı ve sonrası yapılan mülakat sonucu yara almıştır. Çünkü hak kazanan adayların isimlerinden anlaşılacağı üzere, ilimizde AK Parti İl Yöneticiliği görevinde bulunan, Merkez İlçe Belediye Meclis Üyeliği yapan, önceki dönemlerde partinin çeşitli kademelerinde görev yapmış, parti üyesi olan, ailesi ve yakın çevresi partinin çeşitli kademelerinde görev yapmış avukatların seçildiği anlaşılmaktadır. Şüphesiz ki avukatlar siyasi partilere üye olabilir ve çeşitli kademelerinde görev yapabilirler. Fakat istisnasız kazanan avukatların, FETÖ ile iltisaklı olduğu iddia edilen ve açığa alınan, ihraç edilen kadrolar sonrası, siyaseten oluşan ve referandum öncesi oluşan AKP- MHP koalisyonunun bir sonucu olduğu kanaatindeyiz. Ve yine anlaşılmaktadır ki; kendileri için yargı sistemi oluşturan ve bunun için öncelikle yazılı sınav için gerekli olan 70 puan zorunluluğunu ortadan kaldıran, devamında da kendilerinden olmayan hiçbir adayı aldığı puana, kıdem ve liyakata bakmadan eleyen iktidar yandaşları çeşitli bahaneler üretmekten de geri kalmamaktadır.

 

İdari yargı hakimliği için 100 kişilik kontenjan, Adli Yargı hakimliği için 1500 kişilik kontenjan açılmış iken; İdari Yargı Hakimliği’ne 61 ismin, Adli yargı Hakimliği’ne ise 1282 ismin atanmış olması bu izah edilemez durumu açıkça ortaya koymaktadır. İlimizde ise mülakata katılan 13 adayın yalnızca 7 si kazanabilmiş geri kalan 6 isim kazanamamıştır. Kanaatimizce kazanamayan isimler mülakatta sorulan sorulara yanlış cevap verdiklerinden  değil; yalnızca AKP’ li olmadığı , AKP’ li tanıdıkları olmadığı için seçilmemişlerdir.

 

Partili Cumhurbaşkanlığı ile devamında partili hakimler ile yapılmak istenen, objektif ve bağımsız değil partiye bağımlı hukuk sistemi oluşturulmak amaçlanmaktadır. Yapılan haksızlığa ses çıkarmayan yeni hakimlerden de bunu beklemenin yersiz olduğu görülmektedir.